Seçimlere Kalan Süre :
Gün
Saat
Dakika

küpçülük

Küpçülük

Küpçülük, kil minarellerinden yapılan lastik hamurun şekil verilip pişirilmesiyle elde edilen çanak-çömlek, kap, testi gibi düşük sıcakta pişirilmiş toprak eşya ve yüksek sıcakta sert pişirilmiş porselen eşyalara denir.
Toprağa şekil verip onu işlevsel olarak günlük hayatın içinde kullanmak eski zamanlarda beri gerek gerek Anadolu’da gerekse Anadolu dışında her yerde vardı. Topraktan yapılan çömlek, küp, güvenç, tabak, saksı, dolma taşı vb. az da olsa günümüzde halen kullanım alanı bulmaktadır. Kullanımı ve üretimi daha kolay olan cam ve metal hammaddeli eşyaların kullanımı fazla olduğu günümüzde, hammaddesi toprak olan ürünlerin kullanımı son derece azalmaktadır. Günümüzde bu meslek ustaları topraktan yapılan kabın işlevsel açıdan eskisi kadar kullanışlı olmadığını bildikleri için, süs eşyaları ve hediyelik eşyalar yapmaya başlamışlardır. Bu da mesleğin zamanla unutulmasına ve kaybetmesine neden olmaktadır. 
Gaziantep’te küpçülüğün tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan Arkeolojik kazılar M.Ö. 6000-7000 yıllarında yörede seramikçiliğin olduğu anlaşılmaktadır. Gaziantep’te bundan 50 yıl önce şehrin daha çok doğusunda mağaralarda bu meslek devam etmekteyken şimdilerde ise; sadece babama mesleği olan 2 kişi bu mesleği ayakta tutmaktadır. Gaziantep’te yapılan güveç, dolma taşı, ibrik ve vazo gibi ürünler Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay ve diğer yakın il ve ilçelere satış için gönderilmektedir. 
Gaziantep’te küp toprağı daha öncelerden Değirmiçem bölgesinden karşılanmaktaydı. Fakat şimdilerde bu bölgenin yerleşim yeri olmasından dolayı küp toprağı ihtiyacı Islahiye ve Hatay’dan karşılanmaktadır. 
Küp toprağı iki üç çeşit killi toprağın ve silisin karışımından oluşur. Bu karışımın çok iyi yoğurularak çamur haline getirilmesi ve uzun süre dinlendirilerek mayalanması gerekir. Mayalı bu çamur çark denilen ve ayakla hareket ettirilen bir düzenek üzerinde şekillendirilmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle ayak yerine elektrikle çalışan motorla bu şekillendirme işlemleri yapılmaktadır. Yapılacak malzemenin büyüklüğüne göre birden fazla parçaya ayrılan çamur daha sonra birleştirilerek tek parça haline getirilir. Şekil verme işleminden sonra yapılan ürün kuruması için güneşsiz ve rüzgarsız bir ortamda muhafaza edilir. Rüzgarlı ve kızgın bir güneşte kurutma işlemi gerçekleşirse; yapılan ürünün şekli bozulur yada çatlama yapar. İlk etapta hafif kurutulan ürünler ikinci aşama olarak traşlama veya temizleme işlemine tabi tutulur. Çünkü yapılan küp, saksı, güveç vd. ürünlerin daha estetik görünmesi için hafif velev tarzda olması gerekmektedir. Temizleme işleminden sonra yapılacak ürünün kullanımına göre desenler çizilmektedir. Bütün bu işlemler yapıldıktan sonra ürünler ikinci defa serin bir yerde kurutulmaya bırakılır. Bu kurutma işlemi yapılan işin özelliğine ve kullanım amacına yönelik olarak 2 ile 15 gün sürebilmektedir. 
Kurutulan parçalar, pişirme fırınlarına, aralarında boşluk olmayacak şekilde yerleştirilir ve fırınların kademe kademe ısısı yükseltilir. En fazla 900-1000 derece arasında yaklaşık 9-10 saat arasında pişirme işlemi gerçekleştirilir. Bu sürecin sonunda fırın söndürülür ve parçaların fırında soğuması için belli bir zaman bekletilir. Kullanılacak malzemeler özelliklerine göre bölümlere ayrılır. Örneğin su kabı, vazo gibi ürünler kullanıma hazır hale gelir. Ancak yiyecek saklanmak için ise; sırlı küp yapılacaksa fırınlanıp soğuyan parçalar kurşun esaslı sülyen sırla kaplanır ve yeniden fırınlanarak soğuması beklenir. 
Küp yapımı uzun bir süreç gerektirdiği gibi ciddi bir meslek deneyimi de istemektedir. Küpler eski dönemlerde yoğun bir kullanım alanı göstermesine rağmen günümüzde Gaziantep’te kırsal kesimlerde peynir, salça, pekmez, yağ vb. kışlık yiyeceklerin saklanmasında kullanılmaktadır. 
Gelişen teknoloji ile birlikte topraktan yapılan kapların gıda saklama işlevini cam kaplar, naylon kaplar ve derin dondurucu dolaplar almaya başlamıştır.  Bu durumda insan sağlığını son derece tehlikeye sokmaktadır. Toprak kapların kullanılmaması arz talep durumunu ortaya çıkarmış talep olmayınca önceleri Gaziantep çevresindeki mağaralarda icra edilen bu meslek sadece 2 ustanın çabalarıyla varlığını sürdürmeye çalışmakta ve unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının başında gelmektedir.
Copyright © 2023 İlker Kusav - Tüm Hakları Saklıdır...